AVUSTRALYA

Dünyanın Öteki Ucu

DÜNYANIN ÖTEKİ UCU AVUSTRALYA


Dünyanın en büyük adası ama en küçük kıtasına adını veren ülke. Kolay keşfedilmeyen ancak 18. Yüzyıl sonlarında farkedilen ve belki de bu sayede doğal güzelliklerini günümüze kadar koruyabilmiş dünyanın en yaşanılası ülkesi Avustralya.

 

Avustralya seyahatimi Yeni Zelanda ile birleştirdiğim için en merak ettiğim ama aynı zamanda ülkenin iki önemli şehri Sydney ve Melbourne’ü programıma alabildim.

 

Modern mimarinin dünyaca ünlü yapılarına ev sahipliği yapan, şehre yakın eşsiz plajları, doğa ile mimari arasında dengenin özenle kurgulandığı huzurlu şehir SYDNEY.

 

Şehrin en ikonik binası, Sydney Opera House. UNESCO Dünya Mirasları listesine giren ve 20. Yüzyılın en değerli yapılarından biri kabul edilen binanın dış görünüşü sizi büyüleyecek olsa da mutlaka binayı içeriden de ziyaret edin derim. Özel rehber eşliğinde binayı detaylı olarak gezebiliyorsunuz. Elbette programınızı çok öncesinden yapabilirseniz bu eşsiz mimaride bir performansı izlemek de oldukça değerli bir deneyim olacaktır. Danimarkalı mimar Jorn Utzon tarafından tasarlanan binanın yapımına 1959 yılında başlanmış, ama yapımı 1973 yılında tamamlanmış. Yapım aşamasında oldukça eleştiri alan binanın, 7 milyon Avustralya dolarına mal olması beklenirken 102 milyon Avustralya doları harcanmış. Dilimlere ayrılmış portakal olarak dizayn edilen bina aynı zamanda bir yelkenliyi andırıyor. Şehrin farklı noktalarından ülkenin sembolü bu binayı fotoğraflayabiliyorsunuz ama en güzeli bir tekne gezintisi ile gerçekleştirmek. Akşam üzeri yemekli olarak düzenlenen bir tekne gezintisine katılmak, gün batımında şehri doyasıya yaşamak için de mükemmel bir fırsat.

 

Sydney Opera House Sails DÜNYANIN ÖTEKİ UCU AVUSTRALYA

 

Şehrin bir diğer simgesi ise Harbour Bridge. Sydney Limanı’nın üzerinden geçen 134 metre yüksekliğindeki dev köprü, dünyanın en geniş çelik kemer köprüsü ünvanını taşıyor. Şehrin en güzel manzarasının bu köprü üzerinden görülebileceği söylense de çok kolay bir seyir noktası olmadığını söylemek isterim. Yaklaşık 3 saat süren bir aktivite. Belinize çelik halatlar bağlayarak özel tur rehberi eşliğinde şehri ayaklarınızın altına alabiliyorsunuz. Ben açıkçası ayaklarının altından fotoğraf çektirmekle yetindim.

Sydney harbour bridge dusk DÜNYANIN ÖTEKİ UCU AVUSTRALYA

 

Diğer gezi duraklarım Darling Harbour ve The Rocks bölgesi. Kafeleri, restoranları, alışveriş merkezleri ile şehrin en canlı bölgesi Darling Harbour. The Rocks ise şehrin ilk yerleşim yeri olması sebebiyle tarihi ve kültürel bakımdan önem taşıyor. Koloniyel mimarinin izlerini taşıyan yapıları, pubları ve aborjinlere özgü hediyelik eşyalaları bulabileceğiniz irili ufaklı dükkanları ile Sydney’in keyifli bir bölgesi.

 

Şehrin en önemli zenginliğinin uçsuz bucaksız masmavi plajları olduğunu söyleyebilirim. İçlerinde en dalgalı olanı ama Avustralya’nın en ünlü plajı Bondi Beach. Adı şehirle de iyice özdeşleştiği için mutlaka gitmenizi öneririm. Sörfçüler için bir cennet. Sörf yapmasanız da etrafındaki restoranlar, eğlence mekanları bu plajı çok keyifli hale getiriyor.

 

Avustralya’nın zengin doğal hayatına biraz daha yakından bakmak üzere şehre yakın doğal yaşam parklarından en büyüğü Featherdale Park’ı programıma almıştım. Ülkenin sembolü kanguruları, sevimli koalaları, ünlü Tazmanya Canavarı’nı ve kıtaya özgü daha bir çok vahşi hayvanı görebileceğiniz, besleyip sevebileceğiniz çok geniş ve benim bugüne kadar gördüğüm en büyük hayvanat bahçesi.

 

Şehirden biraz uzaklaşmışken yolumu biraz daha batıya çevirip Avustralya’nın en büyük kanyonuna Blue Mountains’e doğru yol aldım. İyiki de almışım yeşille mavinin içiçe geçtiği okaliptüs ormanları ile kaplı manzara karşısında nefesim kesildi. Blue Mountains Milli Parkı, Unesco Dünya Mirası Listesi’nde kesinlikle hakkıyla yer alıyor. Bugün nesli tükenmekte olan bazı türler ile birlikte 400.000 den fazla hayvan türünün yaşadığı yaklaşık 300.000 hektarlık bir alanı kaplıyor. Sayısız trekking yolları bulunuyor. Ultraviyole ışınlarının atmosferde bu bölgeye özgü partiküllerle çarpıp dağılması sonucu dağlar ve etrafının mavi renkte görünmesine neden oluyor. İşte bu sebeple Blue Mountains ( Mavi Dağlar ) ismini almış. Üç Kız Kardeşler Kayaları, Katoomba şelaleleri ve sevimli kasaba Leura bu bölgede gördüklerim arasında. Ama beni en çok etkileyen Scenic World istasyonunundan geçmişte madencilerin vadinin dibine inmek için kullandığı dünyanın en dik demiryolu olarak değerlendirilen bugün turistik amaçlı kullanılan vagonlarla okaliptus ağaçlarının arasına dalmak oldu. Tam da bu sırada başlayan yağmur gezimi gerçekten inanılmaz kıldı. Yağmur ormanlarında yağmur yağarken yürüyüş yapmanın keyfi bir başka oluyormuş.

 

index.html PHOTO1 DÜNYANIN ÖTEKİ UCU AVUSTRALYA

 

Sydney’in ardından Avustralya’da ikinci durağım Victoria eyaletinin başkenti MELBOURNE. İçinden nehir geçen şehirlerin hep ayrı bir huzur taşıdığını düşünürüm. Yarra Nehri’nin okyanusa kavuştuğu yerde kurulmuş olan şehir, dünyanın en yaşanılası birinci şehri seçildiğinde bu düşüncemin aslında sadece bana ait olmayabileceğini kabul ettim. Elbette bu seçilmişliğin tek nedeni nehir değil, mükemmel şehir planlaması, sağlık hizmetlerindeki gelişmişlik, toplu ulaşım kolaylıkları, suç oranındaki düşüklük ve yaşam kalitesinin yüksekliği en önemli nedenler. Dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen insanların bir arada yaşamasına rağmen son derece uyumun ve huzurun hakim olduğu bir şehir. Uzun uzun binaların yine doğayla dengeli uyumu kalbinizi fethediyor.

 

Melbourne 0 493621192 DÜNYANIN ÖTEKİ UCU AVUSTRALYA

 

Şehrin güzelliği karşısında o kadar etkilendim ki bir öğleden sonra mı sokak sokak dolaşmak yerine Yarra Nehri kıyısında saatlerce oturup uzun uzun şehri dinleyerek geçirmeyi tercih ettim. Nehir kıyısında yürüyen, bisiklete binen, piknik yapan, sevgilisiyle vakit geçiren insanların yüzünde gördüğüm huzur, yoğun şehir yaşantımız karşısında kıskandıracak boyuttaydı.

 

Victoria Eyaleti Parlamento Binası, Flinders Street Tren İstasyonu, St Paul Katedrali şehrin öne çıkan tarihi binaları. Bir çok önemli etkinlik ve aktiviteye ev sahipliği yapan Federation Meydanı ve Güney Yarımküre’nin en büyük açık hava pazarı Quenn Victoria Market, Melbourne’de gezdiğim diğer keyifli yerler arasında.

 

Melbourne’de bizim için ayrı önem taşıyan bir uğrak noktası da Shrine of Remembrance yani Anzak Anıtı. Birinci Dünya Savaşı sırasında hayatlarını kaybeden, Avustralya adına hizmet eden tüm askerler anısına inşa edilen anıt binada Çanakkale Savaşı sırasında hayatını kaybedenlerin izine rastlamak dünyanın öteki ucunda insanın ruhuna dokunuyor.

 

Günnur Gündüz Ayar

@nuruseyyah

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BİZE ULAŞIN
Ömer Avni Mah.
Gümüşsuyu Hacı İzzet Paşa Sokak
No:12/3
34427 Beyoğlu, İstanbul
Tel: +90 212 243 18 28
Fax: +90 212 243 88 38
info@traveldreams.com.tr
All About Travel / Belge No : 9156
Bize Sorun !
BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 Traveldreams.com.tr